2025-05-17

Uncanny X-Men 171-180

bıraktığımız yerden devam ediyoruz.

yazarlar: Chris Claremont

çizerler: Walt Simonson, Paul Smith, John Romita Jr.

  1. Claremont'a sayfa yetmiyor: sırasıyla 1) Storm'un gitgide sertleşmesi ve yeni Morlock lideri olması 2) Scott ve Maddy'nin hızla ilerleyen aşkı ve Maddy hakkındaki sırlar 3) Carol Denvers'ın kimlik krizi 4) Kitty'nin New Mutants'la ilişkisi ve Illyana'nın halleri 5) Xavier'ın yeni bedeninde tekrar yürümeyi öğrenme süreci 6) Rogue'un X-Men'lere katılması derken inanılmaz yoğun bir karakter gelişimi sayısıydı. Tabii her konuya eşit şekilde eğilmiyor ancak uzun bir süre Storm'un kimlik bunalımıyla yüzleşeceğiz (Illyana ise New Mutants sayfalarında daha fazla ele alınacak). Liderliğin yükü, dostlara karşı sorumluluğun birini nasıl değiştirebileceği gibi konular character study için bolca malzeme veriyordur muhtemelen
  2. Wolverine evleniyor! yani, neredeyse... bu sayı, Wolverine (vol 1) hikayesinin devamı ve çizer de açıkça Frank Miller'ın dinamik panel yerleşimini taklit etmeye çalışıyor. Uzun lafın kısası X-Men klan politik oyunlarının içine çekiliyor. Storm ve Yukio, Wolverine'in gelini Mariko'yu kurtarmak için tehlikeli işlere girişiyor. İlk cümlenin düşündüreceğinin aksine Wolverine değil, hala Storm odaklı bir sayı.
  3. İşte şimdi Wolverine (ve Rogue) odaklı bir sayı: komplodan ilk önce kurtulan bu ikisi, Storm'un etrafta olmamasıyla Tokyo'nun altını üstüne getiriyorlar. Satır aralarında Storm, Yukio'nun deliliğinden çok etkileniyor ve hayatında işlerin gidişatını bir kez daha gözden geçiriyor. 3 sayfa boyunca sessiz sinema gibi bir dövüş sahnesi izliyoruz, eskinin siyah-beyaz samuray filmlerini anımsatıyor. Bu sayıdaki yiğitlikleri Rogue'un gruba kabulünü de kolaylaştırıyor. Ve sonunda onu görüyoruz: punk Storm! Her neyse, sayının son sayfalarında Maddy'nin Jean olup olmadığı sorusu bir kez daha gözümüze sokuluyor, gölgelerdeki bir kişi Mariko'nun aklını bulandırıp düğünü iptal ettiriyor ve çok sinematik bir sayfayla sayı son buluyor. Bu çizerden çok şikayet ettim ancak aslında kötü olduğunu düşünmüyorum, sanırım sadece tarzı X-Men'in aşırı hareketli hikayeleriyle uyumsuz.
  4. Bir kez daha aşırı yavaş, olaysız, karakter ilişkilerine odaklı bir sayı. Şikayet etmiyorum, hatta bu kadar çok satmasından insanların da çok şikayet etmediğini çıkartabiliriz ancak "Kavga! Dövüş! AKSiYON!" isteyen insanlar için X-Men bir hayal kırıklığı mıdır acaba? Neyse, sayfalar boyunca sağda soldu dolaşıp öpüşen çiftleri izliyoruz: Scott-Maddy, Xavier-Lilandra, Wolverine-?? (Mariko'ya atılan nişanın hesabını sormak için mekan basıyor), Kitty-Piotr, Storm-?? (çatı arası katındaki çiçeklerini kaldırıp odasının dekorasyonunu modernleştirmiş) Kurt-Amanda. Bu arada, bitmeyen bir "Maddy yoksa Jean mi?!?!" gerilimi var, ki Maddy de dayanamayıp sonunda Scott'un suratına bir tane patlatıyor. E öyleyse sayı neden Dark Phoenix'in arz-ı endam etmesiyle bitiyor?!
  5. Claremont'a sayfa yetmiyor demiştim, "20. yıldönümü sayısı" bahanesiyle bu sayıyı 40 sayfa yazmış. "Maddy yoksa Jean/Phoenix mi?!" gerilimi sonunda çözülüyor. Uzun aksiyon sahneleri var ancak onlar kadar Cyclops'un taktiksel zekası ve bulmaca çözümü (bir de ölümün eşiğinde gördüğü hayaller) de ilgi çekici. Sayı sonunda genç çiftin düğünü ve X-çiftlerinin bir dökümü ile bitiyor. Bu açıdan önceki sayıya benzediği söylenebilir. (Ayrıca sormadan edemeyeceğim, Logan ve Carol Denvers arasında tam olarak ne yaşandı, bunları anlatan bir mini-seri nasıl olmaz?!)
  6. Sayının önemli kısmı genç çiftin balayı yolculuğnda başlarına gelen zorluklar (ve aksiyon dolu sahneler) üzerinden ilerliyor. Sonraki sayılara atılan hook'larda ise hükümetin mutantları (ve genel süper-güçlü nüfusu) bir tehdit olarak görmeye başlaması ve yeraltında Morlock'ların bir komploya girişmesi var. X-Men ekibinden yana olaysız bir sayıydı.
  7. Sayı, gene aksiyon dolu bir şekilde, gene in media res açılıyor. Mystique'in tek tek avladığı X-Men'in bir aldatmaca olduğunu anlıyoruz ve bir kez daha Mystique-Nightcrawler arasındaki soru işaretlerine dikkat çekiliyor. Hedef: Brotherhood'u X-Men'i gerçekten avlayabilecek şekle sokmak. Ardından Kitty-Ororo ilişkisi ve Ororo'nun punk devrinin yankıları tartışılıyor; Xavier sevgilisi Lilandra ile, Summers kardeşler ise babalarıyla vedalaşıyor. Son olarak, bir operaya gitmek üzere şehre inen X-Men Brotherhood tarafından pusuya düşüyor ve Colossus ölümcül şekilde yaralanıyor. Claremont neden Colossus'u ölümcül şekilde yaralamaya bu kadar hevesli, bilmiyorum.
  8. Önceki sayıdan devam ediyoruz: Kitty Xavier'ı alarma geçiyor, Storm ve Wolverine malikaneden olay yerine intikal ediyor, bu esnada Xavier psişik bir taramaya mazur kalıyor (ki bu, 180-181 arasındaki Secret Wars'a atılan bir hook'muş, sonradan anladık). Onlar Brotherhood'la dövüşedursun, Kitty Piotr'un hayatını kurtarabilmek için Fantastik Four'un evini basıyor. Lakin komplolar bitmiyor, malikanede Mystique Xavier'a bir kurşun sıkıp Rogue'u kaçırma derdinde. Tüm bu keşmekeş bittiğinde ve X-Men tarafından tokatlanan Brotherhood Xavier'ın canı karşılığında salınınca Fantastic Four'un çatıdan düşmüş Kitty'nin bedenini görüyoruz.
  9. AMA BU DA BİR BAŞKA KOMPLO! 176 ve 178'de işaretlerini gördüğümüz Morlock komplosu sonunda son aşamasına ulaşıyor ve Kitty'i ölmüş gibi göstererek kaçırıyorlar. Ve bir yandan da haplıyorlar galiba, sabi sübyandan ne istediniz ahlaksızlar?! Bir de Morlocklar neden kafayı evlilikle bozmuş? Göründükleri iki seferde de birilerini kaçırıp evlenmek istiyorlardı. [Kamu spotu: çocuk gelinlere hayır.] Söylemeden edemeyeceğim, Wolverine'in pençelerinin doğası hakkındaki kafa karışıklıkları burada da beliriyor. Mekanik mi organik mi, nedir bu, o sıralar Marvel'ın kafası çok karışıkmış diye yorumluyorum. Benzer bir sorun Rogue'da da var: neden heykele dönüşmüş Colossus'un güçlerini çalınca o da heykele dönüşsün kü? Colossus'un gücü heykele dönüşmek değil. Olur böyle şeyler, çok takılmayalım diyerek kapatalım. Neyse, hikayenin sonunda Caliban da çocuk gelinlere hayır diyerek ASALET FALAN GÖSTERMİYOR IN THE FIRST PLACE YAPILMASI GEREKENİ YAPIYOR NEDEN BÖYLE BİR HİKAYE VARDI WTF?!
  10. Sahada antrenman yapan Xavier'la açılıyor sayı. Ardından Storm'un gelişi ve onun bu ani değişimi üzerine tartışmalar başlıyor ve Xavier onun "tanrıça" persona'sından bir "insan"a dönüşümü üzerine yakışıksız bir yorum yapıyor (özetle "gideri var ha" diyor). Belli ki Claremont Storm'un bu değişiklik devrini çok önemsemiş ve Scott-Maddy arc'ı büyük ölçüde bittiği için ona eğilmeye kaldığı yerden devam ediyor. (Yazmasam da önceki sayılarda da buna değinilmişti) Aslında bir adım geri çekilip baktığımızda bunun bir Kitty sayısı olduğu görülüyor: Kitty'nin Doug'la ilişkisi (Emma Frost'un Massachusetts Akademi'sine davet edilmiş), Colossus'la ilişkisi (Doug'u kıskanıp kendini yetersiz bir köylü olarak görüyor. Anladığım kadarıyla bu esnalarda editörler Claremont'a "bu ilişkiyi bitir!" diye baskı yapıyormuş, ki destekliyorum) ve sonunda da Storm'la ilişkisini (Storm sonunda dellenip Kitty'e --uzun lafın kısası-- ergenliği bırakıp büyümesini söylüyor) ele alıyor. Güzel, duygusal bir sayıydı. Aynı zamanda Storm'un bir kaç denyoyu tokatlamasını izlemek de keyifliydi. Sayı, Kitty ve Doug'un Emma frost tarafından, X-Men'in ise uzaylılar tarafından kaçırılmasıyla son buluyor; sırasıyla New Mutants ve Secret Wars'ta uzun uzun maceralara girişiyorlar.
Bu arada New Mutants da okuyoruz ama gerçekten X-Men'le çok bağlantısı olmayan bir seri. Keşke şimdi de aynı klasmanda bir New Mutants çıksa, ancak insanların Claremont'un yaratıcı damarını (ya da en azından editöryel serbestlik) yakalaması bu devirde zor görünüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder