2013-11-09

(Bilgisayar) Oyun Sektörü

ekşi sözlükte gündeme dair şeyleri takip etmeyi sevmediğim için (çünkü gündemi sevmiyorum) oyunlara dair tartışmaları keyifle okuyorum. hem de ne tartışmalar! nolur şu başlığın son sayfalarına gidip okuyun da türk oyuncusunun halini görün... neyse, insanlara uzun uzun "bakın siz malsınız, çünkü..." diye başlayan bir yazı yazmayı düşündüm ama birileri "not your blog" derse haklı olacağı için bunu buraya yazayım. tabii bunlar da çoğunlukla sağdan soldan duyduğum şeylerin birleşimi, yani sektör mekaniklerine aşina kimselere yeni bir şey yok. olsun, yazayım.

2013-11-04

Yazı

Bakalım yarım saat içinde ne yazılacak?

Hayatımın boşluğundan sıkıldığım için kendime bir haftalık plan yaptım, içinde de 2,5 saatini yazmaya ayırdım. O kadar şey oynuyor, okuyor izliyorum, bari düşünsel tüketime ek olarak bir üretimim de olsun diye. Acaba yarım saatlerle sınırlamak kötü bir fikir mi? Deneyip göreceğiz. Haftada eni konu 5 saati okumayı da aynı şekilde değerlendiriyorum. Bilgisayar başında otururken kitap okumak zor geliyor, ancak kendime "kitap okuma saati" yapınca bilgisayarı falan boşverip kitabımı alıp gidiyorum. Şimdi okuduğum kitap da ilginç, (bir klasik: Mülksüzler) okunuyor. Gene de, belki onun hakkında yazmak için biraz daha ilerlemeliyim, çünkü Wikipedia'da Müksüzler'in sayfasını ararken yeterince vakit kaybettim ve bu yazı için sadece 15 dakikam kaldı!

Hayır, heyecanlı değilim.

Oynadığım şeylerden söz edebilirim, ama içinde söz etmeye değer pek bir şey görünmüyor. Belki şimdi bunu yayınlar ve XCOM: Enemy Unknown üzerine -daha sonra yayınlamak üzere- bir yazıya başlarım?