2019-11-11

Seçimler üzerine

Soru: Bir nedenle Mars'a 2 milyar insan taşıyacağız ve orada yaşanabilir bir düzen oluşturacaklar. Bu kişileri nasıl seçersiniz?

Yanıt: Rastgele.

Bu yanıtın ardında bir ideoloji var tabii, insanlığın içsel bir şekilde iyi-kötü diye ayrılamayacağı ve sosyalliğimizin kötüyü, verimsizi vs'i de içerdiği. Bunun devamında, yapılacak işlerin yapılmaya ihtiyacı olduğu gerçeği de var. Her neyse.

Öyleyse yeni soru, rastgele bir şekilde nasıl 2/8 insan seçeceğimiz olsun.

Miktarları başlangıç nüfusu 1, götürülecek nüfusu e<1 alarak="" eklendirilebilir.="" gerekirse="" hesaplayay="" l="" m="" p="">

  • Tüm nüfusu isteyen x ve istemeyen 1-x olarak ayıralım.
  • Eğer x>e ise, başarı olasılığı e/x olan bir deney bulup x nüfusuna uygulayalım.
  • Eğer x
  • Esas soru tamı tamına nasıl e elde edebileceğimiz.
    • Bu deneyi nüfuslara teker teker uygulayacağımız için, eğer bir noktada e toplamına erişilirse deneyi keselim, kalanların hepsi deneyi başaramamış sayılır.
    • Eğer bir noktada deneyin uygulanacağı nüfus ve deneyi başaranların toplamı e olursa deneyi keselim, kalanların hepsi deneyi başarmış sayılır.
RNG'lerin işe yarayacak kadar gelişmiş olduğu varsayımıyla konuşuluyor tabii.

[2020-01-05 edit'i: ya, bir şekilde (muhtemelen küçük/büyük işaretleri blogspot'un kafasını karıştırdı html tag'i sandı? ¯\_(ツ)_/¯) yazı bozulmuş bir ara tamir edeceğim 🤦‍♂️]

2019-08-01

Sevgimi gene sözlere dökemiyorum:

Boynundaki öpücüklerim anlatsın sevgimi,
Sana baktığımdaki gözlerim,
Kolunu tutup bana çeken elim,
Varlığınla hafifleyen adımım.

You are my sunshine.

2019-07-14

Kalanlar

Kara bir gün,
Umursamadık:
Tutku denizlerinde hevesle
Boğulmakla meşguldük.

Düğmeler bizimdi,
    Tutulan eller bizim.
Pompalanan kan bizimdi,
    Pompalayan kalp diğerinin.

Yollara set çekilmiş,
Bir tuhaf protesto.
Gel gör ne fark eder,
Parçalar yerleştikten sonra?

Hatırlamak? Unutamıyorum,
Utanmazca korkuyorum:
Hafızam, mahcup etme beni,
Tut o tatlı çiçekliyi.

Koyu zeminde kır resmi,
Kurdele ve ayakkabı,
Belki on farklı renk,
Ve yüzdeki neşeye yok başka denk.

Yolların ardından kahve,
Ve manzara, iddiaya göre.
Sözler birbirini kovaladı,
Aklım pamuk ellerde kaldı.

(Heyhat, kan çekildi)
(Zayıf düştüm, yenildim)
(Unuttum işte,)
(Geriye ne kaldıysa.)

Bir anda mavinin ortası
Geride korkular,
Belki bir söz verildi,
Islak bir sevgiyle sarmalandı.

İnsanlara geri dönünce:
Ödenecek borçlar,
Alınacak işler,
Sanat ve sevgi,
İşte insanlığın özeti.

Ve tartıyorum, hisler
Özümsendi, azalmadı,
Dışarıklıbir yığın değil
İçleri araştırıp bulmak gerek.

Masanın karşısı uzak kalıyor.

2019-06-06

Bilişsel Darlıklar

öncelikle, bu üzerinde çok düşünülmüş bir yazı değil ancak siyasi içerikten ötürü buraya yakıştırdım. malum, nazileri yumruklamak üzerine taslakları da buraya koyuyorum.

bugün gazetedeyi açtığımda yanyana iki inceleme gördüm. ilki yeni şehir hastaneleri, diğeri ise istanbul havaalanı projelerinin verimsizliğini ele alıyordu. tamam, okuduğum gazete "muhalif" tabir edilen huysuzlrdandı ("bunlara kalsa ülkede iyi hiç bir şey olmuyor!" :D ) ama gene de şikayetler yerli yerinde:

2019-05-26

Fonksyon tersleri sıralanabilirliği üzerine

Önerme 1: Tersi alınabilir f, g: X -> Y fonksyonları için, eğer her xEX için f(x)>=g(x) ise, her yEY için f-1(y)<=g-1(y) olacaktır.
Karşı örnek: Diyelim ki f(x)=2-x, g(x)=1-x. Görülüyor ki f>=g ve f-1=f, g-1=g, yani f-1>g-1, çelişki. Önerme 1 yanlıştır.

Önerme 2: Tersi alınabilir, en az biri monoton artan f, g: X -> Y fonksyonları için, eğer her xEX için f(x)>=g(x) ise, her yEY için f-1(y)<=g-1(y) olacaktır.
İspat: Diyelim ki f-1(y0)>g-1(y0) olan bir y0EY olsun.
1) Diyelim ki g monoton artıyor. Bu durumda y0=ff-1(y0)>=gf-1(y0)>gg-1(y0)=y0, çelişki.
2) Diyelim ki f monoton artıyor. Bu durumda y0=ff-1(y0)>fg-1(y0)>=gg-1(y0)=y0, çelişki.
Böyle bir y0EY bulunamaz, QED.

2019-05-08

2019-03-09

Estetik ve “Orospu Skyler (White)” [1. kısım]

aklımın bir köşesinde şu fark ediş var: “walter white’ı seviyorum... ama adam chaotic evil”

bunun ardından biraz dürtüklemeye başlıyoruz: bu durumda dizideki “başına kötülük gelen masum" white ailesinin geri kalanı değil mi? tamam, walter da başına kötülük gelen normal biri ama 1) iyi biri değil, 2) ardında bir irade olan kötülükle olmayanı aynı kefeye koymayalım. ama walter değil skyler hakkında, aslında o bile değil de insanların skyler’a tepkisi üzerine konuşmak istiyorum.

2019-02-21

"Tez ve antitez zırvası" üzerine

Celal Şengör'ün hıyarlıkları üzerine başka zamanlarda başka yerlerde şikayet etmiştim ama ne yapıp etsem de "P ve P-değil => Q, bununla her şeyi ispatlarız!" saçmalığına şaşmayı bırakamıyorum. haydi bunu biraz daha felsefi olarak dürtelim:

yahu, Hegelci diyalektik için üçüncü halin imkansızlığı zaten gerekmiyor mu? yani Hegel buna karşı çıkmayı kenara koy, şart koşmuyor mu? şöyle düşünün: "P var, ve P-değil de var... AMA üçüncü halin imkansızlığı sebebiyle buna imkan yok, demek ki P yok, P dediğimiz başka bir şey, P-değil ile birleşince oluşan Q'dan söz ediyoruz aslında"

yani bu sentez ihtiyacı üçüncü halin imkansızlığını kabul eden akıl yürütüşlerle antitezin tezle birlikte bulunabilmesini bir araya koymanın bir yolu. eğer kör olmak istersek ya P ya da P-değil'i reddedeceğiz, ancak ikisinin de varlığını görüyorsak demek ki bunlar aslında başka bir şey.

2019-01-10

Geçmişten günümüze mesajlarım

Bu aralar felsefeyle her zamankinden biraz daha derinlikli (ama gene de yüzeysel denebilir) uğraşınca, bir zamanlar kendi kendine yaptığım tartışmaların felsefi yönünü görmeye başladım.

Skeptizm üzerine zamanında demişim ki:
Ancak işler burada bitmiyor - asla bitmez, yoksa bu yazının ne anlamı olurdu? Boş vakti bol bir insanmışçasına bu konu üzerine de kafa patlatıp da ulaştığım alakasız ve genel düşüncelere gelmeden önce, bitmeyen işleri anlatayım: Ya yanılıyorsam? Ya benim için yanıp tutuşuyorsa? (tamamen felsefi bir içerik içinde farazi bir sorudur, bıyık altından gülmeyi bırakın) Bu aslında bilginin kesinliği üzerine bir sorun. İşin içine bir 'sonuca varma' aşaması giren her süreçte bu sorun yaşanacak, değil mi? Varılan sonuçların doğruluğu her zaman her tartışmaya açılabilir. Öyleyse akıl sağlığımızı korumak ve vaktimizi verimsizce harcamamak için bu kuşkunun bir yerde durması gerek. Bunun ne kadar erken olduğu elbette çok önemli bir kişilik özelliği olabilir, öyle ki bunu fark edemeyenlerle kısa -veya büyük- çaplı tartışmalar yaşanmasına yol açabilir, ama hiç kimse bilgiye dair kuşkusunu ömür boyu sürdüremez; en sorgulayışçı filozof bile bir noktada durup 'Ben böyle düşünüyorum!' diyecektir. Bu bir güven ve ikna meselesidir, kişinin bilgiye ve kendine olan güveniyle, başkaları ve kendince ne kadar ikna edildiğiyle ilgilidir. Özetle, "bir çizgi çekilir."
 Bu bir ilk adım olsun.