Uzun uğraşlar ve ısrarlı tacizler sonunda Zafer Hoca'dan referans mektuplarımı alabildim. Kendimi -hiç bir şey yapmış olmasam da- büyük bir iş başarmış gibi hissediyorum, bir o kadar da üretken. Şöyle de söylenebilir: 'I'm all fired up!' Planım, pazartesi günü her şeyi acele bir şekilde postaya verebilmek. Niyet mektubumu yazmakla kalmadım, kontrol edilmesi için Ayşe Hanım'a bile yolladım. Gözüme biraz kısa geldi, itiraf ediyorum. Geriye sadece, anlaşılmaz bir şekilde, CV kaldı. 'Öğrenciydim' diye tek bir satır koysam olmaz mı?
Üstüne üstlük, bu hale dün olan iki sınavıma rağmen geldim. Sınavlar... biri, kalırsam okulu bir sene uzatacak olan bir dersin pek de iyi geçmeyen ilk sınavından sonraki sınavdı, diğeri ise makroekonomi. Makroekonomiye, diğer sınavı tanımlayışımdan ötürü, pek çalışamamıştım; boş kağıt verdim! Eh, bunu da yapmadım demem. Bu aralar 'Bu dönemi şunu yapmadan bitirmiş olmayayım' demekteyim, çimlerde oturup kitap okumam ve müzikale gitmem bu isteğimin sonucu. Bir ara 'Devrim'i şenlendirmek gerek, ama sanırım finaller bitene kadar bekleyebilir.
Diferansiyel geometri sınavım, çalışmış olmama rağmen, pek iyi geçmedi. Yeterince iyi çalışmadım, doğru çalışmadım, dersten kalmayacağıma inanmamla birlikte, alacağım notla memnun olacağıma da inanmıyoum. Her neyse, önemli olan gözlem şu: Bu tam da, ikinci sınıf ikinci dönemi gibi, değil mi? O zaman da makroekonomi ve basit diferansiyel denklemler derslerine gitmeyerek, ikisinden de memnun olmayacağım bir not almıştım. Tabii o zamanlar derslere gitmeyişim çok daha asil bir sebebe dayanıyordu, dersler çakışıyordu ve bir birine bir diğerine gitmekten, ikisine de gidemez olmuştum. Şimdi ise, yolu çekememek ve de vaktimi daha önemli (!) şeylere ayırmaktan ötürü. Galiba gerçekten de aralıkta yanlış bir karar almışım, ya da sadece kendime lüzumsuz yere güvenmişim. Şirin Hoca'ya karşı fazlasıyla mahcubum. Adeta kötü bir öğrencilik yaptım. Ali Hoca'yla pek anlaşamıyordum zaten, verdiği ders güzel olsa da, verişinden pek memnun değildim. Ancak gene de, belki bir ara haddimi aşıp ona belli bir notun altına düşmemek yönünde bir ricada bulunabilirim.
Gittiğim müzikal ise... eh, bu adamların önceki işlerini daha çok beğenmiştim. Ya beklentileri yükselttiler, ya da bu defa çalmaya karar verdikleri eserin İngiltere menşeili olması gerçekten bir farklılık yarattı. Gene de, eğlenmemiş olmadım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder