2012-03-03

Gece yarısı

Graah! Yazarken -ve, anlaşılan konuşurken de, ne de olsa uzun uzadıya düşünmeden yazıyorum- sıklıkla kullandığım kalıplar var, ve bu beni edebi olarak çok sınırlıyor, döngülere sokuyor. 5 satırlık bir paragrafta aynı iki ifadeyi örneğin 3'er kere görmek... Konuşurken belki çok fark edilmiyor, ama yazarken kör göze yönlendirilmiş bir parmakçasına rahatsız ediyor. Hoş değil. Bir değişiklik olarak, uzun uzadıya düşünüp de yazabilirim, ama o da pek... nasıl desem, heyecanlı değil. Gene de görünüşe göre bir seçim yapmalıyım, edebi tatmin edicilik ya da anlık küçük zevkler.

Edebi bir ürün peşinde koşmuyorum, blog yazılarımdan ilham alanlar kapımda kuyruk olsun, yayınevleri bunları kitap yapsın diye heveslerde de değilim -hatta, mümkünse olmasın- gene de eğer sonunda 'okunması' beklenen bir şey çıkacaksa -ki çıkacak, en azından ben okuyorum- bu okuma sürecinin de keyifli olması gerek. Süreçten keyif almak iyi güzel, ama son ürün tatmin edici olmazsa sürecin ne anlamı var ki?

Öyleyse artık düşünüp taşınıp yazmaya başlayayım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder