[öncelikle, blogspot un kapatılmasını youtube un kapatılmasından çok daha sıkıntılı buluyorum, zira youtube u sadece izlerken blogspot a bir şeyler ekliyorum. demek ki neymiş: bana dokunmayan yılan yaşasa da olur]
efnalareen: dünyanın yarısını -tabii, toprak yüzey olarak- kaplayan bir kıtanın yarısını kaplayan bir imparatorluk. kıtanın geri kalanı da yaşanamaz durumda zaten, ya da alıştığımız ırklar tarafından yaşanamaz. bu yazı imparatorluktaki kişilerin yaşamlarının bir kesiti olmaktan ziyade ülke hakkında bilgi verecek. daha sonra da genel olarak dünya ve planeler hakkında bilgi veren yazılar yazabilirim. şu an dark sun anlattığım adama 'abi hardcore bilgi vereyim mi yoksa sadece oyuncu bilgisi mi istersin?' dediğim zamanki gibi bir aydınlanma içindeyim, sanki tüm dünya bunu merak ediyormuş da ben gizliyormuşum gibi davranmanın anlamı yok.
imparatorluk bugünkü sınırlarına 947 sene önce ulaştı. ondan önce 59 sene süren bir savaş vardı -tarih kitaplarında 60 yıl savaşları diye geçer- ve savaşın generali imparator 'adamant pençeli efendimiz' kırmızı ejderha Crolyn (krol'n diye telaffuz ediliyor) idi. kendisi hala tahttadır, gerçek isminin ejderha olmayanlarca telaffuzuna sıcak bakmıyor o yüzden bu dummy ismi kullanıyor ve ve bu dummy ismi bile ancak mecbursan kullanabiliyorsun. onun yerine 'adamant pençeli efendimiz' veya kısaca 'efendimiz' demek en doğrusu. tabii gerçekte adamant pençeli falan değil, ancak bunu gören çok fazla kişi de yok zaten. imparatorluğun isminin neden bu kadar elfçe olduğunu bilen veya anlatan biri yok.
savaş doğu yakasından başladı, crolyn ve maiyetindeki ejderhalar önce ufak insan beyliklerini ele geçirmeye başladı. o sırada bile çok yaşlı bir ejderha olan crolyn önceki ejderhaların aksine bir haraç toplama - sindirme - bastırma politikası yerine hızlı darbelerle fethetme ve tebaasına makul bir yaşam standartı sağlamakla meşguldü. isyancılara gösterilen ani tepkiler halka yansımıyordu, ve halk da bir noktadan sonra hallerini kabullenmeye, hatta memnun olmaya başladı. sonuç olarak savaşan bir sürü ufak birliktense tek bir bayrak altında durmak daha iyi değil miydi? sonra fetih doğu kıyısının kuzeylerine, bölgedeki en büyük insan krallığının sınırlarına uzadı. bu artık iki krallığın savaşıydı, ancak ejderhaların kontrolündeki bir krallığın düşük insanların krallığını alt edebilmesi şaşırtıcı olmadı.
ardından kıtayı boydan boya yaran dağ sırasına yerleşmiş cüce yapısıyla savaşa girildi. ejderhalar gibi havaya ait yaratıkların cüceler gibi toprağa ait yaratıklar karşısında pek şansı yoktu, işte o zaman devreye canavarlar girdi: toplanan ork ve dev orduları cüceleri dize getirebildi. bu savaş sırasında cüce toplumu ağır kayıplar verdi, ancak kıtanın diğer yarısı efnalareen imparatorluğuna açılmıştı. o yüzden bugün bile cüceler imparatorluğu reddetmeye en yakın ulustur.
ilginç bir şekilde erişilen kıtanın diğer ucu pek büyük bir zorluk çıkarmadı. toplanan canavar ordularına bile ihtiyaç duyulmadı, dolayısıyla onları yok etmenin önünde bir engel kalmadı. sadece birleşik insan imparatorluğunun orduları yeterliydi, çünkü diğer taraftaki insan ve elf birleşmiş devleti bölünmek üzereydi. elfler savaşa girmenin anlamsızlığını ve doğru kararın bu ülkeyle birleşmek olduğunu savunurken insanlar onlardan beklenecek bir şekilde bunun kabul edilemez olduğunu ve bir ejderhanın hükmü altında yaşamamak için yapılabilecek her şeyin yapılması gerektiğini söylüyordu. ordu yaklaştıkça gerilim arttı, dayanılmayacak noktaya geldi ve sonunda insanlar 'elfleri ve uzun kulaklarını halleri neyse görmeye' bırakıp kendi başlarına crolyn'in ordularına savaşmaya çalıştı. sonuç büyük bir başarı değildi, hatta o kadar korkunç bir hezimetti ki crolyn bile bu zafere şaşırdı, elfler ise kararlarının doğruluğunu görmenin huzuruyla efnalareen imparatorluğuna katıldı. bundan dolayı uzun ömürlerini hala eskinin konforuyla yaşayabiliyorlar.
kıtadaki büyük 3 güç merkezini -insan beylikleri, cücelerin dağ krallığı ve kıtanın batısındaki elf-insan koalisyonu- birleştirince geriye mümkün olan coğrafi sınırları zorlamak kaldı, ve tabii, ilgisini ufak ırklardan uzaklaştırıp daha ciddi işler ve kişilerle ilgilenmeye başlamak. orklar ve devlerin cücelere karşı kullanılan ordudaki kısmı -yani, büyük bir kısmı- yok edilmişti, buçuklukların ise önemli kısmı göçebe bir şekilde kıtanın doğusunu dolaşıyordu. eskiden de bağımsız olan buçukluklar bu özelliklerini koruyordu, ve crolyn bunu umursamıyordu. gönderilen vergi memurlarını reddetmedikleri sürece bir sorun yoktu. gnomlar ise ya insan beyliklerinde, ya da cüce krallıklarında yaşayan basit bir tür olduğu için onlar ilgiye layık değildi. goblin soyu biraz sıkıntılıydı, ancak bu bekleyebilirdi.
sırada ejderhalarla ilgilenmek vardı. ilginç bir şekilde ne doğuda, ne batıda bu cesur hareketlerine karşı çıkan bir ejderha olmuştu. kromatikler 'senin göz diktiğin güce biz talibiz!' diye, metalikler ise 'özgür halklar üzerinde bir tiranlık kurmana müsade etmeyeceğiz!' diye saldırmış olmalıydı. eğer yanındaki 3-5 ufak kırmızıdan korkuyor olsalardı -zira bir insan ordusundan korkacak bir ejderha yoktu- şimdi toparlanıyor olmalılardı.
/son söz: burada yazan şeyler değişime açıktır. yazdıkça yazdım, çok uzadı ve bir noktada sıkıldım. bunları 'hmm, bir zamanlar böyle demişim' demek için kenara koyuyorum. en azından bilinsin ki, ejderhalarla anlaşmak için imparatorluğun kurulmasını beklemek inanılmaz saçma, kabul edilemez. çünkü 700 yaşındaki ejderhamız gidip bir şehre 'merhaba, buralar artık benim' dediğinde şehirdeki herhangi birisi hadi ordan! diyemez, 2. şehirde de diyemez, 3. şehire gelindiğinde ise karşısında 'hayır, bence değil' diyen 1000 yaşında bir altın ejderha görülür. işte bu yüzden, ejderha imparatorluğumu kurmak için farklı bir yol izleyeceğim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder